24/3/2009 · Kategori: EKONOMi
Kredi kartı borcumu ödeyemezsem başıma ne gelir diye düşünenler için Güngör Uras bu soruyu yanıtladı.
Kredi kartı borcumu ödeyemezsem ne olur?
Kart borcumu ödeyemezsem başıma neler gelir?
Ayşe Hanım Teyzem soruyor: Bugünlerde halkımız kredi kartı faizinden yakınıyor. Başbakanımız kredi kartı kullananları azarlıyor. Nedir bu kredi kartı sorunu? Kredi kartı kullanan ne kadar faiz ödüyor? Kredi kartı borcu nasıl katlanıyor? Ayşe Hanım Teyzeme bilgi vermek için sordum, soruşturdum. Önce faizlerle ilgili temel bilgiyi vereyim.
Kredi kartı borçlarında bankaların alabilecekleri faiz oranlarının sınırını Merkez Bankası belirliyor. Daha önceki belirlemeye göre, kredi kartı borcunu kapatamayanlar ve taksitlendirenler için, en yüksek faiz aylık yüzde 4.39 idi. Buna yüzde 5 banka vergisi, yüzde 10 fon kesintisi ekleniyor. Aylık yüzde 5.05 ve yıllık yüzde 60.58 oluyordu.
Kredi kartı borçlarını zamanında ödeyemeyenler için gecikme faizi yüzde 5.14 oranında idi. Buna vergi ve fon eklenince aylık yüzde 5.91 yıllık yüzde 70.93 oluyordu.
Geçen cuma, bu faizler düştü. 1 Nisan’dan itibaren uzatmalarda en yüksek aylık faiz yüzde 3.96 olacak. Vergili ve fonlu aylık faiz yüzde 4.55’e, yıllık faiz yüzde 54.65’e yükseliyor. Gecikme faizi aylık olarak yüzde 4.71’e indirildi. Vergili ve fonlu aylık gecikme faizi aylık yüzde 5.42, yıllık yüzde 65 olarak uygulanacak.
Burada bir açıklama yapayım.
Kart işlemlerinde ‘faizin faizi’ uygulanmıyor. Birikimli faiz sorunu yok.
Bankaları dolaştım. Görevli hanımlarla (banka görevlilerinin nerede ise tamamı hanım) konuştum. Her banka farklı faiz uyguluyor. Ama genelde uygulama Merkez Bankası’nın belirlediği tavan faizi üzerinden yapılıyor.
Kart borcu faizi yüzde 54’i buluyor
- Taksitlendirme denilen uygulamada kart sahibi yüzde 54.65 yıllık faizle banka kredisi kullanmış oluyor.
- Halbuki bankadan doğrudan tüketici kredisi alıp borcunu kapatsa yıllık faizi yüzde 25.08 olacak.
Bu durumu dostum Ege Cansen eleştiriyor. Diyor ki,
- Borcunun tamamını hesap kesim tarihinden sonraki 10 gün içinde kapatamayan kart müşterilerine ait borçların, bankalar tarafından taksitlendirilmesi yanlıştır.
- Banka vadesinde ödenmeyen kartı iptal ederek, müşterisine yeni bir tüketici kredisi hesabı açsa idi, yıllık yüzde 25.08 faiz uygulayacak idi.
- Banka kartın ödenmeyen borcunu taksitlendirerek uzatınca yüzde 54.65 ‘erteleme faizi’ uyguluyor.
- Kredi kartı borçları ya hiç taksite bağlanmamalıdır. Bağlanıyor ise bankalar bu taksitleme işlemine, tüketici kredisine uygulanan ölçüde faiz uygulamalıdır.
Kart batığı 2.7 milyar TL’ye çıktı
Zamanında ödeyene faiz yok
Şimdi gelelim Ayşe Hanım Teyzem’in kredi kartı borcu faizinin nasıl işlediğine. Anlatılanları (yeni oranlara göre düzelterek) aktarayım.
- Diyelim ki Ayşe Hanım Teyzem 100 TL’lik harcama yaptı.
- Bankadan evine bir kâğıt geldi: “Hesap kesim tarihiniz 1 Nisan-Son ödeme tarihiniz 10 Nisan.”
- Ayşe Hanım Teyzem, 10 Nisan’da bankaya 100 TL verir ise ayrıca hiçbir faiz ödemiyor. Borcu kapanıyor.
Normal olanı budur. Çünkü kredi kartı bir borçlanma aracı değil, ödeme aracıdır. Eğer Ayşe Hanım Teyzem kredi kartı borcunu gecici bir sorun nedeni ile ödeyemiyor ise bankadan tüketici kredisi alır. Kredi kartı borcunu kapatır.
Kart borcu 32.5 milyar TL’yi buldu
Kartta taksit, yüksek faize yol açıyor
Ayşe Hanım Teyzemin kredi kartı borcunu bir defada kapatmaya (1) Parası yok ise, (2) Tüketici kredisi alarak veya başka yerden para bularak da borcu kapatamadı ise bankadan yardım istiyor. (Mehmed Ali Bey... N’ooolur bana yardım et! diyor...) İşte o durumda ‘taksitleme’ devreye giriyor.
Kredi kartı borcunun uzatılmasına halk arasında ‘kredi kartı borcunun taksitlendirilmesi’ deniliyor.
- Ayşe Hanım Teyzem 100 TL borcunun tamamını ödeme günü ödeyemeyecek durumda ise, bankaya borcun en az yüzde 20’si kadar (20 TL) ödeme yapar ise, banka geri kalan borcunu yüksek faize bağlayarak yaşatıyor. (Faizi ödediği sürece geriye istemiyor!)
- Bu durumda kredi kartı iptal edilmiyor. Harcama sürdürülebiliyor.
- Borcun ödenmeyen kısmı için (toplam borcun yüzde 80’i için) aylık (vergili) yüzde 4.55, yıllık yüzde 54.65 oranında faiz işlemeye başlıyor.
n Bir ay sonraki ödeme tarihinde, ödemesi gereken toplam borç miktarı ne ise, tekrar onun da yüzde 20’sini ödeyerek borcunu (Yıllık yüzde 54.65 faiz yükü altına girerek) sürdürebiliyor. İşte buna ‘taksitlendirme’ deniliyor.
İcradan korkan taksite razı oluyor
- Ayşe Hanım Teyzem son ödeme tarihi olan 10 Nisan’da ödeme yapamaz ve de taksitlendirme talebi olmaz ise, banka kartı kullanıma kapatılıyor.
- Hesap kesim tarihi olan 1 Nisan’dan itibaren faiz işlemeye başlıyor.
- Faiz hesaplanırken, 1 Nisan - 10 Nisan arasında 100 TL borç için vergili yüzde 4.55, daha sonra 10 Nisan’dan başlayarak borcun yüzde 20’si için (20 TL) aylık (vergili) yüzde 5.42, borcun yüzde 80’i için yüzde 4.55 faiz işletiliyor.
- Ayşe Hanım Teyzemin borcuna, tamamını ödeyinceye kadar aylık yüzde 4.67, yıllık yüzde 56.03 faiz işlemeye başlıyor.
- Daha sonraki 2 ay ödeme yapılmadığında aynı şekilde faiz oluşuyor.
- 3 ayın sonunda da Ayşe Hanım Teyzem borcunu ödeyememiş ise, banka borç rakamına (100 TL) 3 aylık faizleri ekleyerek kanuni takibi başlatıyor. Ve de kredi kartını iptal ediyor.
- Önce noterden ihtarname geliyor. Ardından icra memuru kapıyı çalıyor.
- Ayşe Hanım Teyzem, kart borcunun 3 ay sonra ulaştığı rakam (ana para + faiz toplamı) üzerinden kanuni gecikme faizi ödemek zorunda kalıyor. Kanuni gecikme faizi (vergili) aylık yüzde 4.95, yıllık yüzde 59.35. Avukat masrafları ile mahkeme masrafları da faturayı büyütüyor.
Kötü olan kart değil, uygulama...
Tekrar edelim: Kredi kartı bir ödeme aracıdır. Borçlanma aracı değildir.
n Normal olan kredi kartı ile yapılan ödemelerden oluşan borcun bir ay içinde nakden ve tamamen ödemesidir. Bu durumda 1 kuruş faiz ödenmez.
- Normal olan kart sahiplerinin güçleri ölçüsünde harcama yapmalarıdır.
- Normal olan kart borcunu kapatmak için ve daha başka nedenlerle ihtiyacı olanların kart ile borçlanmak yerine, ‘tüketici kredisi’ kullanmalarıdır.
- Bizde kartla borçlanmak tüketici kredisi kullanmaktan güç olduğu için tüketici kolaya kaçarak kartla borçlanıyor.
-Ekonomik zorluklar, işsizlik, fakirlik içinde tüketici keyfinden değil ‘mecburiyetden’ kredi kartı ile borçlanmaya giderek daha fazla yükleniyor.
-Bankalar ise kredi kartı borcu faizinin cazibesi nedeniyle bu tür borçlanmalara göz yumuyorlar.
Taksitli satışların faizi fiyatın içinde
Ayşe Hanım Teyzemin merak ettiği bir başka konu da, firmaların kredi kartına nasıl taksit yaptıkları. Bir firma ilan ediyor: ‘Kredi kartına 12 ay taksit’ Bir başkası ‘Bizde 36 ay taksit var’ diyor.
Ayşe Hanım Teyzem ‘36 ay taksit’ ile satılan malı kredi kartı ile satın alır ve de kredi kartı borcunu, hesap ödeme tarihinde’ tamamen öder ise, bankaya hiçbir faiz ödemiyor. Satın aldığı malın bedeli 36 aya bölünerek her ay kredi kartı borcuna ekleniyor.
Ayşe Hanım Teyzem 36 ay süre ile mal bedelini faizsiz ödediğini sanıyor. Halbuki yanılıyor. Faizsiz kredi olmaz. Olamaz.
Taksitleme bir kredi işlemidir. Bunun da faizi vardır. Bu faizi sonunda Ayşe Hanım Teyzem ödüyor ama, faiz malın fiyatına eklendiğinden olan bitenden habersiz.
Taksitli satışlarda vadeli satılan malın taksit faizini bankaya satıcı firma ödüyor. Bu faizi de peşin peşin, satılan malın fiyatına bindiriyor.Ayşe Hanım Teyzem taksitli mal alırken faizi peşin olarak fiyatın içinde ödüyor.
İşte onun için Ayşe Hanım Teyzem ve de arkadaşları ‘Kredi kartına 12 ay... 32 ay... Taksitli Satış’ ilanlarına kanmamalı. Aldanmamalı. Bu durumda satış yapana şunları sormalı:
(1) Nakit ödeyerek alırsam, bunun fiyatı nedir?
(2) Taksitsiz, bir defada ödemeli kredi kartı ile alırsam , fiyatı nedir? O zaman fiyatın içindeki faizin yükü ortaya çıkar.
Milliyet / Güngör URAS
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
24/3/2009 · Kategori: EKONOMi
Çek krizi büyüyor, hükümet devreye giriyor ! “Karşılıksız çeke” hapis yumuşuyor..
Hükümet, ekonomik krizin ardından patlayan geçen şubata göre yüzde 53.1 artarak, 1 milyon 400 bini aşan karşılıksız çek sorununu çözmek için harekete geçti.
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan 11 maddelik yeni Çek Kanunu Taslağı, Başbakanlığa gönderildi. Seçimden sonra Bakanlar Kurulu’nda görüşülüp süratle yasalaşması beklenen taslak, çekte çok önemli yenilikler yanında ekonomik kriz önlemi de getiriyor. Hükümet’in ekonomik önlem paketinde de bulunan ve çeklerin vadelerinden önce işleme konulmalarını engelleyen düzenleme, taslağa eklendi. 31 Aralık 2009’a kadar vadesi gelmemiş çekler, bankalara ibraz edilemeyecek. Geçici madde sadece 31 Aralık 2009 tarihine kadar uygulanacak. 1 Ocak 2010 itibaren genel hükümler geçerli olacak. Taslak şöyle:
HAPİS YERİNE PARA
TCK’nın genel hükümlerine paralel "karşılıksız çek" suçunda "hapis" yerine 1500 güne kadar "adli para cezası" verilecek. Karşılıksız çek verdiği için hakkında dava açılan sanık, mahkemece belirlenecek adli para cezasını öderse, cezaevine girmekten kurtulacak. Ancak, hükmedilecek adli para cezası çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olmayacak. Mahkemeler cezayı belirlerken, çek miktarını dikkate alarak 1500 güne kadar adli para cezası verecek. Bu durumda karşılıksız çek sanığı, 150 bin TL’ye kadar adli para cezasına çarptırılabilecek. Karşılıksız çek miktarı 150 bin TL’nin üzerinde olursa, adli para cezası yükselecek. Para cezasını ödeyemeyen sanık, günlüğü 100 liradan hapis yatacak. Hükmedilen adli para cezası kaç lira olursa olsun, bu cezanın karşılığında sanığın yatacağı hapis mevzuat gereği 3 yılı geçemeyecek. Birden çok karşılıksız çek suçu işleyen ve adli para cezasını ödeyemeyen sanıklar ise en fazla 5 yıl hapis yatacak. Adli para cezasını ödeyemediği için hapse giren kişi, para cezasını ödediği veya çek miktarını faizi ile birlikte alacaklıya verdiği takdirde, cezaevinden çıkacak. Soruşturma yapılıyorsa soruşturma sona erecek, açılmışsa dava düşecek.
10 YILLIK KARA LİSTE
Karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve çekin karşılığını tarihinde banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında, savcının talebi üzerine, sulh ceza hakimi tarafından karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme-çek hesabı açma yasağı kararı verilecek. Karşılıksız kalan çek bedelini faiziyle tamamen ödeyen kişi hakkında, savcı tarafından soruşturma yapılmayacak, dava açılmışsa dava düşecek, mahkumiyet kararı ise bütün sonuçları ile ortadan kaldırılacak. Şikayetten vazgeçilmesi halinde de bu hükümler uygulanacak. Kişinin mahkum olduğu adli para cezası tamamen infaz edildikten veya bu cezayı ödemediği için hakkında hapis uygulanıp serbest bırakıldıktan itibaren üç yıl ve her halde yasağın konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, hükmü veren mahkemeden çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasını talep edebilecek.
Hürriyet
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
18/2/2009 · Kategori: EKONOMi
Düşük faizler ve borsalardaki düşüşler paranın yönünü yine altına çevirdi. Altın fiyatları 962 dolarla 7 ayın zirvesini gördü. Uzmanlar, altının 1000 doları görebileceğini belirtiyor.
Riskten kaçış, yatırımcının altına olan ilgisinin artmasına neden oluyor. Altın bugün spot piyasada son 7 ayın en yüksek seviyesi olan 962 dolar 95 sente kadar yükseldi. Altının yükselmesinde hisse senedinden çıkan yatırımcının güvenli liman arayışı etkili oluyor.
Euro, sterlin, Kanada doları ve Güney Afrika randı cinsinden altın fiyatları, güvenli liman alımları sonrasında tüm zamanların en yüksek değerlerine ulaştı.
Altının Euro cinsinden fiyatı 761.73 Euro olurken, sterlin cinsinden fiyatı 679.48 sterline ulaştı. Altının Güney Afrika para birimi rand cinsinden fiyatı 9.824 randa çıkarken, Kanada doları cinsinden fiyatı 1.207 Kanada dolarına yükseldi.
AKSU: 1000 DOLARIN GÖRÜLMESİ MUHTEMEL
Altın fiyatlarındaki seyri NTVMSNBC’ye değerlendiren Goldaş Kuyumculuk Finans Müdürü Gökhan Aksu şunları söyledi: “Uluslararası piyasalarda yaşanan gelişmelere bağlı olarak, altın fiyatlarındaki aşağı ve yukarı yönlü hareketlerin önümüzdeki haftalarda da devam etmesi bekleniyor. Düşük faiz ortamı ve borsalarda yaşanan düşüşler nedeniyle paranın yönü şimdilik altın gibi görünüyor. Altın fiyatlarının 1000 doları görmesi muhtemel ancak bu seviyelerden gelebilecek kâr realizasyonlarına dikkat etmek gerekiyor.
Günümüzde yaşanan piyasa hareketlerinin, olağanüstü bir durumun sonucu olarak algılanmasında fayda var. Dolayısıyla altın fiyatlarında da sürekli aynı trendin devam etmesi pek olası görünmüyor. Tarih ve rakamlar da bu durumu teyit ediyor. Şöyle ki; Ağustos 2007’de 663 dolar, Mart 2008’de 1032 dolar, Ekim 2008’de 681 dolar, Şubat 2009’da 960 dolar seviyeleri dip ve tepe noktaları olarak görüldü. Bugünlerde ise fiyatların 1000 dolar psikolojik seviyelerine yaklaşıldığı görünmekte. Uluslararası piyasalardaki gelişmelere paralel olarak fiyatlarda hızlı hareketler yaşanabilir.”
ALTIN ALMANIN ZAMANI MI?
Aksu, yatırımcılara şu önerilerde bulundu: “Yatırımcı açısından altın fiyatlarında kritik seviyelere gelinmiş durumda. Alternatif yatırım araçlarından sağlanan gelirler azaldıkça, paranın yönü altına dönüyor. Ancak, bugünkü seviyelere bir ay gibi kısa bir sürede ulaşılması, fiyatların alım için riskli seviyelere geldiğini gösteriyor.
Altın almak isteyen yatırımcılara önerimiz, daha makul seviyelerden alım yapmaları olacaktır. Uluslararası piyasalarda yaşanan gelişmeler yakından takip edilmeli. Dünya ekonomisine ilişkin pozitif gelişmeler ve olası kâr realizasyonları altın fiyatlarını negatif olarak etkileyecektir.”
Anadolu Yatırım Stratejisti Halil Reçber de, altın fiyatlarının 930 doların altına inmediği sürece 1000 doları görme ihtimali olduğunu söyledi.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
20/12/2008 · Kategori: EKONOMi
Orta ve Uzun Vadeli Finansman
Garanti Leasing’in sağladığı orta ve uzun vadeli finansman imkanı ile ister YTL, ister döviz bazında 60 aya varan vadelerle yatırımlarınızı gerçekleştirebilirsiniz.
Esnek Kira Ödeme Planı
Değişken veya dönemsel nakit akışı olan şirketlere uygun esnek kira ödeme planları ile yatırımlarınızı zorlanmadan gerçekleştirebilirsiniz.
Kira Süresi Boyunca Değişmeyen Sabit Kira Ödemeleri
Leasing işlemlerinde sözleşme süresi boyunca kiraların sabit kalmasının avantajını kullanarak ileriye dönük planlamalarınızı yapabilirsiniz.
Alternatif Finansman İmkanı
Yatırımlarınızı leasing yöntemiyle finanse etmeniz durumunda özkaynaklarınızı ve bankalardaki kredi limitlerinizi kullanmamış olursunuz. Böylece özkaynağınızı işletmenizdeki diğer alanlara yönlendirebilirsiniz.
Kira Süresi Sonunda Sembolik Bedelle Mülkiyet Devri
Kira süresi sonunda kiraladığınız mal veya ekipmanı, dönem sonunda sembolik bir bedelle satın alabilirsiniz.
Operasyonel Kolaylık
Leasing işlemine ilişkin tüm satınalma ve ithalat işlemleri Garanti Leasing tarafından gerçekleştirilir. Böylece satınalma ile ilgili operasyonel yüklerden kurtularak, Garanti Leasing’in uzman kadrosunun sağladığı avantajlarla ekipmanınıza sahip olursunuz.
Amortisman
Leasing ile alımı gerçekleştirilen ekipmanlar için amortisman kiracı tarafından ayrılır.
Vergi, Resim, Harç Muafiyeti
Leasing sözleşmeleri ve bu sözleşmeler için alınan teminatlar her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
5/12/2008 · Kategori: EKONOMi
Dünya genelinde fakir ülkelerin refaha kavuşturulması çabalarında kalkınmış Japonya ile Güney Kore'nin son iki sırayı paylaştığı belirtildi.

Bağımsız düşünce kuruluşu Küresel Kalkınma Merkezi'nin yıllık olarak yayımladığı Kalkınma Endeksi Yükümlülüğü raporuna göre, Japonya ile Güney Kore 22 zengin ülke arasında son iki sırayı paylaştı. ABD ise 17. oldu.
Bu konuda en 'eli açık' ülke Hollanda. Listede ikinci sırayı İsveç, üçüncü sırayı Norveç, dördüncü sırayı ise Danimarka alıyor. Kalkınma Endeksi Yükümlülüğü, listeyi oluştururken hükümetlerin yardım, ticaret, göçmenlik, teknoloji, yatırım politikaları, çevre ve güvenlik konularında yaptığı uygulamaları baz alıyor.
Güney Kore gelişmekte olan ülkelerden ihracatta yüksek bariyerler koymak, Japonya gayrisafi milli hasılasına göre az dış yardım yapmak, ABD ise Afganistan, Pakistan ve Irak gibi yerlere 'etkisiz' büyük yardımlar yapmakla hatalı bulundu. Hollanda, büyük miktarda dış yardım yaptığı ve yatırımlara güçlü destek verdiği için övüldü.
(CİHAN)
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
8/11/2008 · Kategori: EKONOMi
Toplu Konut İdaresi (TOKİ), 40 bini kamu, 25 bini özel sektör tarafından olmak üzere toplam 65 bin konutun yapımının planlandığı İstanbul Kayabaşı'nda ilk konutların satışına başlıyor. İlk aşamada 8 bin 264 konut satışa çıkarılırken, bunların bin 60'ı, deprem nedeniyle yıkılma riski bulunan konutların sahiplerine ayrıldı. Alt gelir gruplarına 2 bin 104 konut ayrılırken, kalan 5 bin 100 sosyal konutun satışına ise Halk Bankası aracılık edecek.
180 AY VADE YAPILIYOR
Konutlar için başvurular 24 Kasım'da başlayacak ve 26 Aralık'a kadar talepler alınacak. Başvuru sırasında, alt gelir grubundaki konutlar için bin YTL, diğer sosyal konutlar için 2 bin YTL başvuru ücreti alınacak. Alt gelir grubuna satılacak B tipi toplam 2 bin 104 konutun fiyatı 75 bin YTL'den, taksitleri ise 306 YTL'den başlıyor. Bu kesime yönelik satışlarda 180 ay vade uygulanacak. Bu konutlardan almaya hak kazananlar, peşinatları, 16 Şubat-13 Mart arasında 15 bin - 20 bin YTL'ye tamamlayacak.
Nereye başvurulacak?
TOKİ Kayabaşı'nda konutları yıkılma riski bulunanlara ve diğer ilgilenenlere de daire satıyor. Fiyatı 85 bin YTL olan B1 tipi konutların taksidi 500 YTL'den, 130 bin YTL olan C Tipi konutların taksidi ise 834 YTL'den başlıyor. 120 ay da vade uygulanıyor. Sosyal konutlardan alanların peşinatlarını, 12-13 Ocak 2009 arasında 20 bin-25 bin liraya tamamlaması gerekiyor. Alt gelir grubu ve deprem dönüşüm grubundan konut almak isteyenler, TOKİ-İstanbul Uygulama Dairesi Başkanlığı'na, sosyal konut isteyenler ise Halk Bankası şubelerine başvuracak. - takvim
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::
